Uzaklarda bir adam var Monna

Kaknüs kuşlarının hasretkeş sedâlarla yolunu gözlediği; mübeccel falezlerin yamacında kâin mürgânın, hilkatindeki şerâfeti mûcibince müdânâ etmediği muazzez ve muallâ dağların ardında yaşayan münzevî bir ihtiyar. Kayığı Neftî’nin üzerinde şimdi, durgun suların ardında güneşin, dalından kopan bir hazan yaprağı misali melûl ve meyûs bakışlarla kayıp gidişinin seyrinde. Kim bilir kaç ölümlü bu haşyetengiz tablonun karşısında mühtez […]

Üç günlük dünya

Evrensel olamamış cümlenin derin sorusudur; ‘kime göre, neye göre?’. Cevabın öznelliği kimin hayatını üçe, kimin dünya düşüncesini teke düşürmüştür? Bu yeryüzü hayatının üç günlüğü, nâmütenâhi kavuşma düşüncesiyle ruhu bedene sarılmış dünyalılardan, daha sapanıyla kuş vurma nasibine kavuşamayan çocuğun yeni başlayan engebeli dünyasına göre mi, veyahut hayat felsefesini çoktan unutmuş babasının hayatı kazanma çabasına göre midir? […]